Bir
döneme damgasını vuran ve Mustafa Suphi ile 14 yoldaşının
katledildiği TKP 85 yaşında
Nerede o eski tüfekler?
Komünist örgütlenme
açısından, Türkiye tarihinde iki siyasi parti öne
çıkıyor; Mustafa
Suphi'nin başını çektiği TKP yani Türkiye Komünist
Partisi (10 Eylül
1920) ve Mustafa Kemal'in kurdurttuğu Türkiye
Komünist Fırkası (18
Ekim 1920). Genç
Cumhuriyette ilk komünist
tohumları atmayı amaçlayan TKP hâlâ o
günlerini anıyor
.
Mustafa Kemal’in,
Çanakkale Anafartalar’da düşman hücumunu 15 dakika geciktirmesi,
tarihe, “SSCB’nin kurulmasına sebep oldu” şeklinde yansıyacaktı. Bu
gelişmeden sonra,
Sovyet Devleti olan Ruslar ise bu tarihi satrançtaki
hamleyi unutmamış, Mustafa Kemal’in
Anadolu İhtilali’ne cephane,
silah ve para göndermişlerdi. Tabii, giderek o günlerde
Anadolu’nun
derinlerinden marşlar duyulur olmuştu. Mustafa Kemal ise buna
karşılık,
yani Rusların komünizm konusundaki hamlelerini kontrol etmek
üzere 18 Ekim 1920’de
mücadele arkadaşlarına Türkiye Komünist
Fırkası’nı kurdurdu. Bu fırka aynı zamanda
Türkiye tarihine de ‘Resmi Komünist Fırka’ olarak geçecekti.
Türkiye
Komünist Fırkası’nın 9 kişilik kurucu ve 30 kişilik merkez komitesinde
askeri kanattan
Fevzi Paşa, Kazım Karabekir, Ali Fuat Paşa, Refet Bey,
İsmet Bey; sivil kanattan ise Hakkı
Behiç Bey, Tevfik Rüştü Bey,
Mahmut Esat Bey, Yunus Nadi Bey, Kılıç Ali gibi isimler vardı.
Bu partinin
kurulma sebebi olarak: Anadolu'da ‘komünist’ sıfatlı resmi bir parti
olmasının,
Türk-Sovyet görüşmelerini olumlu yönde etkileyebileceği,
çekingenliği kaldıracağı düşünülmüş olabilir. Ancak parti,
Anadolu mücadelesini Bolşevik bir hareketmiş gibi göstermek şöyle
dursun, Bolşevik modelin Anadolu'da uygulanamayacağını ısrarla öne
sürmüştür. Partinin,
ülkede yaygınlaşıp popülerleşmeye başlayan
komünist düşüncelerin gelişmesini önlemek, komünizan eğilimleri
Kemalist amaçlara doğru kanalize ederek eritmek, güçsüzleştirmek,
milli burjuvazinin sol kanadının Meclis içinde oluşturduğu ‘halk
zümresi’nin bir çekim merkezi
haline gelmesine engel olmak gibi bir
fonksiyonu vardı. Sınıf savaşımını reddeden bir çizgi
izleyerek, üçüncü enternasyonal programını revize etmişti. Resmi
Türkiye Komünist Fırkası, üstlendiği görevi yerine getirememiş ve kısa
bir zamanda dağılıp gitmişti.
Resmi komünist
fırkanın yanı sıra Türkiye’de başka örgütlenmeler de görülecekti.
Bunların en önemlisi elbette ki
başını Mustafa Suphi’nin çektiği Türkiye Komünist Partisi idi. Diğeri
ise
Yeşil Ordu Cemiyeti.
Haber: Rana CABBAR –
Atilla EKŞİNOZLUGİL
TEMPO DERGİSİ
|